Yaparak Öğren!

halil_nalcaoglu_BILG2007[2]

 

İletişim fakültesi öğrencileri tarafından düzenlenen yaratıcılık, sanat ve tasarımı bir araya getiren festival Project’03 ’iletişim basittir bu yüzden karmaşıktır’ temasıyla gerçekleşti. PROJECT03 ve BİLGİ’nin “yaparak öğren” prensibi üzerine İletişim Fakültesi Dekanı Halil Nalçaoğlu ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Proje nasıl hayata geçti? Kurumun teşvikiyle mi yoksa tamamen iletişim fakültesi öğrencilerinin talepleri ve girişimler doğrultusunda mı?

Project sergileri her yıl İletişim Fakültesi öğrencilerinin en iyi işlerini bir araya getiren ve festival tadında gerçekleşen bir etkinlik. Etkinlik Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü öğrencileri tarafından organize ediliyor. Kürasyondan sponsor bağlantılarına ve enstalasyona kadar öğrencilerimiz bu işi üstlenmiş durumdalar. Öğrencilerimizi bir hocamız (bu yıl Anita Oğurlu) yönlendiriyor, biz de Dekanlık olarak destekliyoruz elbette.

Festival çok kapsamlıydı. Keyifli olduğu kadar öğrencilere ciddi deneyim kazandıracak etkinlikler var. Özellikle kendi alanlarında önemli çalışmalara imza atmış başarılı ve önemli isimlerin yer aldığı ‘konuşmalar’ kısmı. Disiplinler arası tartışma ortamı hedefleyen bu etkinlik nasıl geçti?

 Sözünü ettiğiniz etkinlik son derece canlı tartışmalara sahne oldu. Kavramsal konular kadar gündelik siyaset ve medya ilişkilerine, sosyal medyanın toplumsal etkilerine kadar ulaşan konuşmalar, tartışmalar gerçekleşti.

Atölyeleri de atlamamak gerek. 4 farklı atölye gerçekleşti. Bize biraz anlatır mısınız? Öğrencilerin bu atölyelere katılımları eğitim hayatlarının devamında ya da profesyonel hayata adım attıklarında onlar için pratikte yarar sağlıyor mu?

Atölyeler bizim için önemli; sadece Project kapsamında da değil. Kavram olarak atölye öğretenin ve öğrenenin ellerini kirlettiği, beraber bir şeyler yapıldığı etkinlikler oluyor. Project’03 atölyeleri de bu kapsamda renkli ve öğretici etkinlikler oldu.

Oyuna gelecek olursak. Arnold Wesker’in ‘Mutfak’ adlı oyunu Kubilay Karslıoğlu’nun yönetmenliğinde Sahne Sanatları Bölümü öğrencileri tarafından yeniden yorumlandı. Aynı zamanda oyunun kostümleri de Moda Tasarımı Bölümüöğrencileri tarafından tasarlandı. Nasıl bir deneyimdi? Bu oyunun festival kapsamı dışında başka bir yerde sahnelenme durumuz söz konusu mudur ya da belki de bir turne?

 Mutfak Green Stüdyo’da iki kez arka arkaya sergilendi. İlk performansı Youtube kanalımız RGB canlı yayınladı! Bunu anlatmak gerçekten çok zor. Green Stüdyo oyunculara ancak yer kalacak kadar tıklım tıklımdı her iki gösteri de. Dekor, kostümler, genelde tüm yapım muhteşemdi. Sevgili Kubilay’ın yönetimi, Sıla Karakaya’nın her yıl olduğu gibi şaşırtan yapım yaklaşımı seyircileri büyüledi diyebilirim. Çok yakında canlı yayınladığımız ve tabii kaydettiğimiz Mutfak oyununu youtube.com/rgblive’a yükleyeceğiz. Kaçıranlar izleme şansını yakalayacaklar bu sayede. Yeniden sergileme biraz zor gibi; turne de. Çünkü bu kadar enerjiyi ve ağır dekorları yeniden toparlamak çok zor. Bunun yerine yeni bir oyun sahneleyeceğiz.

Project 03 ana sergisi festivalin önemli bir kısmını oluşturdu. Reklamcılık, TV, sinema gibi pek çok bölümden öğrencinin yer aldığı bu bölümden bahsedecek olursak… Kısa filmler, vokaller, performanslar. Festival hazırlığı nasıl bir süreç oluyor?

Festival hazırlığı açılış gününe yaklaşırken çılgınlık derecesine yaklaşan bir heyecan, gerilim ve aynı zamanda konsantrasyon anlamına geliyor. Ancak açılış konserleri ve Gastronomi Kulübü öğrencilerinin sınırsız miktar ve lezzette sunumları sayesinde tüm bu gerilimin bir anda uçuverdiğini, yerini tatmin ve mutluluk duygularına bıraktığını görmek çok güzel. Bu yıl Project’03 sergisi tam bir festival oldu gerçekten. Hem tüm Programlarımızın kendilerini gösterdiği hem de öğrenci ve öğretim kadromuzun bir araya gelerek kaynaştığı bir süreç.

12 Mayıs’ta gerçekleşen sergi açılışında birde Gastronomi Kulübü’nün özel menü sunumu vardı. Tam olarak Project 03′ün ‘yaparak öğren’ prensibiyle de birebir örtüşüyor. Peki, gerçekten amacına ulaşıyor mu bu festival, öğrenciler buradan aldıkları uygulamalı eğitim ile dış dünyaya 1-0 önde başlıyor diyebilir miyiz?

Kimseye haksızlık etmek istemem ama doğrusu benim için Gastronomi Kulübü’nin katkısı, az önce de değindiğim gibi, açılış gününün fenomeniydi. Koca bir kalabalık içinde bir kişiden bile gülümseme dışında bir tepki almadı arkadaşlarımız. Biraz fazla yemiş olabiliriz ama festivallerde her zaman biraz aşırıya kaçılabilir, öyle değil mi? Yaparak Öğrenmek, BİLGİ’nin çoğu programında önemli bir ilke. İletişim Fakültesi’nin ise temel ilkesi diyebilirim. Bu şekilde tasarlanmış bir eğitim dediğiniz gibi öğrencileri bir adım öne çekiyor. Zira yapmak aynı zamanda “hata yapmak” anlamına da geliyor. Teorik eğitimde hataları ne kadar anlatırsanız anlatın gerçekten karşılaştığınız ve ayağınıza dolaşan hatalarınızı yine ancak gerçek durumlarda çözebilirsiniz. Öte yandan teori (kavramsal bilgi) olmadan da hiçbir şey olmuyor—bunu da unutmamak lazım. Bütün mesele dengeyi iyi kurmakta.

Powered by Openmedia